Oturum Aç

 Koroner Arter Hastalığı ve Cerrahi Tedavisi

KORONER ARTER RİSKİ TAŞIYAN HASTALAR NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Koroner arter hastalığının nedeni damar sertliğine bağlı koroner arterlerde daralma veya tıkanıklıktır. 40 yaş üstü Erkek hastalar, menapoz sonrası kadın hastalar, ailesinde koroner arter hastalığı olanlar, sigara ve aşırı alkol kullananlar, yüksek tansiyonu olan ve diyabetik hastalar, aşırı kilolular, kan yağları yüksek hastalar koroner arter hastalığı için risk altındadır.

KORONER ARTER HASTALARININ ŞİKÂYETLERİ NELERDİR?

Hareketle ve stress altında 4-5 dk süren göğüs ağrısı en sık şikâyettir. Göğüs ağrısı sol kola çeneye ve sırta yayılabilir. Sıklıkla dinlenince geçer. Diyabetik hastalar hastalıklarının gereği olarak ağrı hissetmeyebilirler. Bu grup hastalarda hareketle olan nefes darlığı ilk belirti olabilir. Sonuç olarak hareketle göğüs ağrısı ve nefes darlığı olması esas belirtilerdendir. Mide ağrısı da kalp ağrısını taklit edebilir. Risk grubundaki hastalarda ani başlayan mide ağrılarında mutlaka koroner arter hastalığı ekarte edilmelidir.

KORONER ARTER HASTALARININ TANI YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Şikayeti olan hastanın öncelikli olarak efor testi ile tanısı konmalı ve sonrasında koroner anjiyografi olması gerekmektedir. Hastanemizde diğer hastanelerden faklı olarak koroner anjiyografi koldan yapılmaktadır. Bu da hastaların konforunu artırmaktadır.

KORONER ARTER HASTALARININ TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Risk altındaki kişiler yukarıdaki şikâyetleri varsa mutlaka doktora başvurmalıdırlar. Hastaya EFOR testi ve ekokardiyografi yapılarak hastanın koroner arter hastalığı araştırılır. Koroner arterlerinde darlıkları olan hastalar için öncelikli tedavi balon ve stentleme işlemidir. Bunun için hastanın mevcut darlıklarının teknik olarak stentleme işlemine uygun olması gerekmektedir.

KORONER BAYPAS AMELİYATI NASIL YAPILMAKTADIR?

Hastanemizde kalbi durdurarak ve kalbi durdurmadan koroner baypas ameliyatları en yeni teknolojik gelişmeler kullanılarak başarı ile yapılmaktadır. Sıklıkla göğüs kafesinden alınan damar ve bacaktan alınan damarlarla baypas ameliyatı yapılır. Bacaktan alınan damar için isteğe bağlı olarak küçük bir kesi ile tüm bacağı boydan boya kesmeden damar çıkartılabilir. Koroner baypas ameliyatlarında en önemlisi kullanılan damarların koroner damarlara özenle dikilmesidir. Bu konudaki hassasiyet hastanın baypas damarlarının uzun süre açık kalmasını sağlayacaktır. Hastalar ameliyat sonrası ortalama 1-2 gün yoğun bakımda kalır ve toplam 6 günün sonunda taburcu edilirler.

KORONER BAYPAS SONRASI HASTALAR NELERE DİKKAT ETMELİDİRLER?

Koroner baypas ameliyatı mevcut damar sertliğini değil onun sonuçlarını tedavi eder. Dolayısıyla damar sertliği eğer risk faktörleri devam ederse ilerlemeye devam eder. Risk faktörleri ortadan kalkmaz, hasta doktoru tarafından verilen ilaçları kullanmaz ve düzenli kontrollere gelmez ise hastaya konan baypas damarları da tıkanabilir. Bu nedenle koroner baypas ameliyatı sonrası hastalar fazla kilolarından kurtulmalı, sigara ve alkol gibi alışkanlıklarını bırakmalı, eğer şeker hastalığı var ise düzenli şeker ölçümleri ile kan şekerinin yükselmesinin önüne geçilmelidir. Düzenli doktor kontrolleri önemlidir. Bu şekilde hastanın kan yağları normal sınırlarda tutulabilir.

Koroner baypas sonrası hastalar öncesinde olduğundan daha sağlıklı bir kalbe sahip olacakları için doktorları aksi bir şey söylemedikçe, ameliyattan 2 ay sonra normal yaşantılarına dönebilirler.

ARİTMİ CERRAHİSİ NEDİR?

Özellikle mitral kapak hastalıkları ile beraber atrial fibrilasyon diye tarif edilen aritmi çok sık görülür. Aritmi ayrıca aort kapak ve koroner arter hastalarında da görülebilir. Hasta açık kalp ameliyatı olacağı zaman aritmi nedeni olan atrial fibrilasyona yönelikte cerrahi işlem yapılmalıdır. Atrial fibrilasyona yönelik yapılan cerrahi işlemde aritmi yolları radyofrekans yöntem ile yalılarak veya kriyoablasyon yöntemi ile dondurularak tahrip edilir ve bu şekilde kalbin normal ritmine dönmesi sağlanır.

Mitral kapak cerrahisi asla sadece mitral kapağa yönelik cerrahi müdahale anlamına gelmez. Mitral kapak darlıklarında özellikle hastalığa çarpıntı (aritmi) triküspit kapak yetmezliği de eşlik eder. Bu nedenledirki mitral kapak cerrahisi yaparken biraz önce bahsedilen problemlere de yönelik cerrahi yapmak zorunludur. Cerrahi sırasında aritmiye yönelik ablasyon işlemi, triküspit kapak tamiri ve mutlaka sol kulakçıktaki kör bölge olarak tarif edilen appendix dışarıdan veya içeriden kapatılmalıdır. 


Kalp Damar Cerrahisi